Anasayfa HaberlerHava kirliliği kontrol altında

Bildirimler ve Haberler

Haberler İhaleler Duyurular

Hava kirliliği kontrol altında

Soma Belediyesi sobaların ve kaloriferlerin yanmaya başladığı bu günlerde ‘Evsel ısınmadan kaynaklanan hava kirliliği kontrolüne yönelik alınacak tedbirler’ konulu bilgilendirme toplantısı düzenledi. Kalorifer ateşçileri ile yöneticilerin katıldığı toplantı Belediye düğün salonunda gerçekleştirildi. Soma Belediyesi Çevre Koruma ve kontrol müdürlüğü ile ELİ Müesese müdürlüğünün ortaklaşa hazırladığı program iki bölümden oluştu. Bilgilendirme toplantısının sonunda katılımcılara ‘Hava kirliliği önleme’ kitapçığı ile katılım sertifikası verildi. Toplantının açılış konuşmasını Belediye Başkanı Hasan Ergene yaptı. Ardından SEAŞ genel müdürü Halil Çıtak ve ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran bir konuşma yaptı. Hava kirliliğini önlemek için alınacak tedbirleri ve Çevre kurulu kararlarını Soma Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Öden Yapıcı sinevizyon eşliğinde yaptı. Soma Belediyesi Çevre mühendisi Şule Yüksel’de Küresel ısınma, Ozon tabakasının incelmesi, asit yağmurları, Hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkileri, Hava kirliliğini önleyecek tedbirler konularını anlattı. İkinci bölümde ise ELİ Pazarlama Satış Şube müdürlüğünde görevli Yüksek Maden Mühendisi Y.Günsal Yeşilbaş Kömür çeşitleri ve yakılacak kömürlerin özelliklerini anlattı. Son olarak ELİ Eğitim Baş Mühendisi Makina Müh. Nazif Bilgin’de kömür yakım teknolojileri ve teknikleri konusunda katılımcıları bilgilendirdi.
Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene açılış konuşmasında; “Her sene kış mevsiminde yaşanan gündemden düşmeyen konu hava kirliliği konusu. Hepimiz şikayetçiyiz. Özellikle yaşlılarımız, çocuklarımız, solunum yolu rahatsızlığı çeken astımlı hastalarımız çok büyük sıkıntılar çekiyorlar. Soma bir sanayi kenti. Somada devlet ve özel sektör eli ile işletilen 750milyon tonluk kömür rezervi var. Bu kömür rezervinin önemli bir bölümü termik santralde elektrik enerjisine çevirilmek üzere çıkarılıyor. Diğer kısmıda tüm Türkiyede yakacak kömür ihtiyacını karşılamak üzere pazarlanıyor. Somamız son 25 - 30 yılda kömür işletmeciliğinden dolayı müthiş bir ilerleme kaydetti. Nüfusu da çevremizdeki ilçelere oranla kat ve kat arttı. Kömür bizim için büyük bir nimet. İlçemiz ve şehrimizin varoluş ve gelişme nedeni. Bir çoğumuz kömür ve kömüre dayalı sektörlerden ekmek paramızı kazanıyoruz. Kömürü de hem üretiyor hemde ev ve işyerlerimizi ısıtmak amacı ile kullanıyoruz. Gayet doğal ve normal. Fakat bu ısıtma esnasında zaten termik santralde yakılan binlerce ton kömürden kaynaklanan karbondioksit gazı var. Bunlara kış aylarında evlerimizde ve apartmanlarımızda soba ve kaloriferlerimizin yanması neticesi oluşan karbondioksitli dumanlar eklenince hakikaten şehrimiz adeta yaşanması güç bir şehir haketmediği konuma ulaşıyor. Bunun önlenmesi için bütün Türkiyede Çevre Bakanlığımızın uygun gördüğü bir takım tedbirler uygulanmakta. Bu tedbirler Valiliklere görevler yüklemiş, Valilikler de hava kalitesinin korunması ile alakalı olarak ısınmada kullanılacak kömürlerin kalitelerini belirleyen kararları her yılbaşında alıyorlar. Bu kararlar uygulanmak üzere Kaymakamlıklara ve Belediyelere gönderiliyor. Bir çoğumuz bunları kulaktan dolma bilgilerle sahibiz. Ancak hiçbirimiz layıkıyla bu işi bilmiyoruz, kalorifercilerimiz ve apartman yöneticilerimizde bu işin bilincinde olmadan gelişi güzel bir uygulama içerisindeyiz. Bununda istenmeyen arzu edilmeyen sonucu ise hava kirliliğidir. Hepimizin ortak arzusu pırıl pırıl bir gökyüzünün altında nefes alınabilen bir şehirde yaşamak. Bu amaca ulaşa bilmek için bizim el ele vermemiz lazım. Hepimize düşen görevler var. Apartmanda oturuyorsanız yönetici arkadaşımız apartmanda kullanılacak kömürün ne çeşit bir kömür olacağını nasıl kömür satın alması gerektiğini bilmesi gerekir. Apartman yöneticilerimizi onun için davet ettik. Bu kömürü kullanacak olan kaloriferleri yakan arkadaşlarımız da kömürü nasıl kullanması gerektiği konusunda, nasıl sağlıklı bir yanma oluşturması gerektiğini bilmesi lazım. Bu toplantıyı tertipleme sebebimiz budur. Kış aylarının başındayız. Bu işin doğrusunu sizlere anlatmak için buradayız. Önce sizleri bilgilendireceğiz ki sonra bu işin kontrollerini düzenli bir şekilde yapa bilelim. Yasa Kaymakamlıklara ve Belediyelere bir takım görevler yüklemiş. Kaymakamlık ve Belediyenin belirlediği sağlık müdürlüğünün bir takım para cezaları uygulama yetkileri var. Ancak biz belediye yönetimi olarak bugüne kadar sergilediğimiz tavır hiçbir zaman vatandaşımızla ceza neticesinde karşı karşıya gelmeyi arzu etmiyoruz. İstiyoruz ki herkes elinden gelen gayreti göstersin, bu işin doğrusunu öğrensin, gereğini yerine getirsin. İstenmeyen durumlar ile hiç birimiz karşılaşmayalım. Bazı vatandaşlar bu toplantıyı yanlış anlayarak beni arayıp Belediye kaloriferleri ve sobaların yakılmasını yasaklamış, bizim çocuklarımız var, üşüyorlar, neden sobaların yakılmasını yasakladınız? şeklinde anlamalar oldu. Biz böyle bir şey yapmadık. Kesinlikle belediyenin böyle bir yasaklama yapması söz konusu bile değil. Belediyenin düzenlemekle yükümlü olduğu şey, ısınma esnasında çevreye mümkün olan en az zararın verilmesidir. Bu eğitim toplantısının yapılmasının amacı da budur. Bu işi önemsiyoruz ve bu sene bu işi sıkı tutuyoruz. Hep beraber bu işi önemseyerek hep beraber nefes alınabilen bir havada bu kışı geçirmeyi arzu ediyoruz” dedi.
Active Image    SEAŞ Genel Müdürü Halil Çıtak konuşmasında; “Biz nerde bir tabiatın dengesini değiştirmeye çalışırsak yine biz yaparız. Sonuçta bozanda biziz, yapanda biziz. O zaman yapmayacakmıyız, tabiki yapacağız. İnsan için ne gerekirse yapılacak. Yapılacak bütün hizmet insanlar için. Tabi bu arada yaparken bazı hassas noktalara dikkat etmek gerekiyor. Santralde normal şartlarda tam kapasiteli çalıştığınız zaman günlük 25 bin ton kömür yakıyoruz. Bunun yaklaşık %50sinin kül olduğunuzu  düşünürseniz günde 12 bin civarında bir kül çıkıyor. Her kamyon 10 tonluk kül aldığını düşünürseniz kaç kamyon kül çıktığını bulursunuz. Bu kadar külün hiç bir zaman hiçbir şartta dışarıya salınması mümkün değildir. Halk arasında şu görüş var her zaman Santral geceleri kül bırakıyor, gündüzleri devreye alıyor. Bu teknik olarak mümkün değil. Kül öyle bir malzeme ki zımpara gibi. Eğer biz o külü dışarıya salacak olursak, o geçtiği güzergahlardaki bütün metalleri ne kadar alaşımı sert dayanıklı malzeme olursa olsun, aşındırıyor ve belirli bir zaman sonra bize zarar veriyor. Bunu biz hiç bir zaman istemeyiz. Ancak karşıdan bazen gözüküyor, 2 bacada gözüküyor. Ünitelerin devreye alması ve çıkartılması sırasında az bir miktarda elektro filtre belli bir sıcaklığa ulaşması gerekiyor, bu devrelerde biraz  dışarı atılıyor. Sonra yine normal şartlara dönüyor. Somadaki kirlilik ilk bakışta bacadan gibi gözüküyor ama bacalar elbetteki etkiliyor fakat tamamen bacalara bağlı bir kirlilik yok Somada. Yazın Somaya girerken üst tabakasına bakın, Kışın dışarıdan gelirken Somanın üst tabakasına bakın. Yazın santral daha çok çalışıyor. Sıcaklıklar çoğalınca tüketimler daha fazla oluyor. Haziran - Temmuz - Ağustos aylarında kapasite daha da arttırılarak çalışıyor. Aradaki farkı görüyoruz. Yazın Somanın üzerinde böyle bir tabaka görmüyoruz ama kışın görüyoruz. Bunların ve çevredeki ocakların etkisi var. Hepsi bir faktör olarak Somada kirliliğe neden oluyor. Herşey insan için Santral kuruldu buraya, daha kurulur kurulmaz bacalarda elektro filtreler mutlaka olması gerekiyor. Elektro filtreler sadece külleri tutuyor. Şimdiye kadar gaz olarak çok fazla risk olmadığı için kurulmamış ama şimdi desüfrizasyon sistemi kurulması için çalışılıyor. Bununda yakında işlemleri başlayacak. Elektro filtrelerde zamanla yıpranmalar oluyor, kapasitesinde düşmeler oluyor. Bunu biz tekrar yenilememiz gerekiyor. Bundan 15 sene önce tekrar gündeme gelmiş her bacada 2 ünite var. Değişik nedenlerden dolayı ihale iptal olmuş. Geri kalmış tekrar biz 3 sene önce gündeme getirdik. Yatırımlara koyuldu, gerekli iknalar yapıldı, siyasi olarakta vekillerimiz ve sivil toplum örgütlerinin katkısı ile uzun zamandır sonuçlanamayan konuyu başardık ve avrupa normlarına uygun yapıldı. Önümüzdeki sene 2. bacanında elektro filtreleri yenilenecek. Sırayla arzu ettiğimiz seviyeye gelmiş olacak. Santral kurulduğu zaman kuru kül olarak atılıyordu dozerler iktiriyordu sonra rüzgar gelip kaldırıyordu, tekrar hava kirliliği oluşturuyordu. Türkiyede ilk defa kül barajı Somada kuruldu. Külü kapalı bir ortamdayken su ile beraber karıştırıyor, hiç bir tarafa zarar vermeden pompalarla kül barajına atıyor. Kül barajına atıldıktan sonra kül kısmı suyun içerisinde çöküyor, su tekrar geriye diğer küllerin sevkiyatı yapılması için kullanıyoruz. Yırca tarafında kül barajını doldurduk Hayıtlı tarafında 2. kül barajını doldurduk. Şimdi 100 milyon Ytlyi aşan proje rehabilitasyonu ile bu projeyi daha da genişleterek ortam hazırlamaya başladık. Şu anda çalışmalarımız başladı. Önümüzdeki sene 2. bacayı tamamladığımızda soma kül olarak biraz daha rahatlamış olacak” dedi.
    Elİ Müessese Müdürü Hakkı Duran’da konuşmasında; “Belediye Başkanlığımız önderliğinde düzenlediğimiz Hava kirliliğini en aza indirmek, yaşanabilir bir çevreyi sağlamak için bizlerde elimizden gelen gayreti göstermeye mecbur olduğumuzu düşündük ve bu konularda bilgili arkadaşlarımız burada bulundu. Kömürün iyi değerlendirilmesi, üretimi ve paketlenmesi ile ilgili TKİ içerisinde en önce işlem yapan yani kömürü torbaya sokan 2004ten bu yana bir işletmenin yönetimini yürütüyoruz ve bundan dolayı biz bütün işletmelerimizdeki kömürü zaptı rapta almakla ilgili Dereköyde Avrupanın en büyük lavvar tesisi saatlik kapasitesi 700 ton, Denişte bir lavvar tesisimiz, bize  hizmet veren sektörlerden imbatta bir lavvar tesisimiz ve bu lavvar tesislerimizin satılabilir kömürlerin bilhassa açık kömürlerin denetimi açısından oldukça önemli, içerisindeki toz kömürleri arındırıp iyi yakılacak hale getirilmesi de çok önem kazanıyor. Parça kömürlerimiz elekten elenip kısrakdere dediğimiz kömür direk torbalana biliyor. Çevre müdürlüklerinin aldığı vilayetler kararlar doğrultusunda 4000 kalorinin üzerindeki kömürleri bilhassa 4000 kalori istiyorlar. 1. sınıf kömürlerde kalori 3800. Bunların tümünü torbaya sokup piyasaya o şekilde sevk ediyoruz. 480 civarında bayimiz ile birlikte bu işi yapmaya çalışıyoruz. Kömürü çeşitli evrelerden geçirip torbaya sokup katışıksız bir şekilde düzgün çalışan bayilerle bunu piyasaya sevk edip yakılabilir hale getirmek bir tarafa, bunun haricinde sanayiye verilen kömürleri de anlaşmalar yapıp rastgele yerlerde yakılmayacak şekilde tedbirler alıyoruz. Bu tedbirleri alırken sadece kömür üreticisi olarak değil, Belediyeler, Çevre Müdürlükleri, Kaymakamlıklar, Valiliklerde bu konuda üzerine düşen görevi yapmak durumundalar ve yapıyorlar. Biz 3 tür kömür üretiyoruz, Santallik, Piyasaya yönelik ve Sanayi kömürü üretiyoruz. Santrallik kömürü dışarıya vermenin imkanı yok. Toz kömür ve fındık kömürü torbasız olarak sanayide yakılıyor. Fındık kömürün bir kısmı torbada evlerde ve otomatik kömür yakan yerlerde ve ağırlık olarakta parça kömür yakılıyor. Kömürleri bu şekilde kontrol altına almakla birlikte üretim yaptığımız yerlerde Orman Genel Müdürlüğünden tahrip ettiğimiz ormanlardan ötürü her sene para ödüyoruz. Bunun yanında 3,5 yıldır ELİ olarak 130000 civarında ağacı kendi gayretlerimizle muhtelif yerlere diktik. Okullara ve çevreye de fidan desteğinde bulunduk. Yaşanabilir bir çevreyi sağlamakla ilgili düşüncemizden dolayı bunları yaptık. Kömürü ürettikten sonra yakmakla ilgili bizim sosyal tesislerimizde çift yanma odalı dumansız kazan kurdurduk. Bu çevrede ilk defa kuruldu. Bununla ilgili TÜBİTAK, İzmir ve muhtelif yerlerde araştırma yaptırdık ve  kendi teknik elemanlarımızla teknik şartnameyi de ona göre düzenleyip çift yanma odalı 4 kazanı bizim Turgutalp sosyal tesislerinde şu anda çalışır hale getirdik. Eğer yakmakta bir hata yapılmazsa bir sigara dumanı kadar bacadan duman çıkacak. Soba yakarken kovayı doldurduktan sonra üstten yakma durumu varken kova yarıya indiğinde üzerine kömür döküldüğünde kömür yanamaz hale geliyor  ve her taraf duman ve is oluyor. Bu tür konuların en asgariye indirilmesi ile ilgili bu seminer toplantısında gereken anlatılacak ve hep birlikte bilinçleneceğiz. Müessese binasından bir çok okulun bacasını görüyorum. Geçen senelerde çok yakındaki bir okulun yönetimini bir kaç defa uyardım. Sabahları termik santralin 4 bacasından daha fazla partikül çıkıyormuş gibi her taraf is içerisinde, bunlarında önlenmesi gerekiyor. İkaz edilip önlemler alınması gerekiyor” dedi.

Kurtuluş Gazetesi

Hafit UYAR